VERGİ BİLİNCİ

POĞAÇA, KDV ORANLARI VE VERGİ BİLİNCİ

                             

              Yazmak için düşünüyorum, neler yazmalı diyorum kendime. O kadar konu çok ki biran tereddüt ediyorum. Hangisine öncelik versem diye. Bir an aklıma en önemlisi geliyor. Evet poğaçacıyı yazacağım dedim. Ve yazıyorum. Nedir bu  poğaça mevzusu diyeceksiniz.

              KDV listelerinde 01.01.2005 tarihinde yapılan değişiklikle poğaçanın KDV’si % 18  den % 8 ‘e düşürüldü. Niyet iyi idi. Çünkü poğaça özellikle sabahları kahvaltıda yenilen hem ekmek hem de katık yerine yenen bir yiyecek. Katıksız yenilen bir tür ekmek denebilir. Bu anlamda vergi oranının düşürülmesi tüketici adına sevindirici bir adım. Temel gıda maddesidir. Buraya kadar da sorun yok.

             Gelin görün ki bazı uyanıklar bunu suistimal ediyorlar. Nasıl mı? Şehrimizde bazı lüks ve adlı pastanelerinde içinde bulunduğu bazı pastanelerde ne alırsanız alın, size yazar kasadan fişi zor bela veriyorlar. Fişinizi alma sevinci ile cebinize atıp, çocuğunuza yaş günü pastasını da alıp gidiyorsunuz. Ertesi günü fişinizi kontrol ettiğinizde birde ne görüyorsunuz. 24 YTL  lik poğaça fişi. Ama ben poğaça almamıştım diyorsunuz. Ama eğer konunun farkında değilseniz ne fark eder ki ben 24 YTL lik fiş almışım nasıl olsa deyip geçiyorsunuz. Evet görünürde masum bir hata gibi. Ya da hile. Ama eğer o pastanenin günde 24 YTL lik boğaça satmadığı ancak sattığı yüzlerce yaş pastaya bu tür fiş kestiği düşünülürse, bu pastanenin birkaç şubesi varsa varın gidin hesaplayın siz boyutunu. Nedir işin aslı. İşin aslı şurdan anlaşılabilir. Bir kişi bir defada 24 YTL lik poğaça alamaz. Ancak evinde 50 kişi olması lazım ki bu kadar çok poğaça alsın.

             Bu işyerinde yaş pasta ve diğer satışların tüm fişleri poğaça tuşuna basılarak %8; KDV’ li fiş kesilmektedir. Yani KDV % 10 eksik gösterilmektedir. Vergi kaybı 24 YTL  lik satışta yaklaşık 2 YTL’dir. Yani %18;-8= %10; KDV cebe atılmaktadır. Yani biz müşterilerden alınan %10; ilave bedel (devletin KDV hakkı) Devlet kasasına gitmeyip, pastanenin cebine kalmaktadır. Bu pastaneler kenar mahallede, günde 3 kğ bir şeyler satan yerler olsa adam ihtiyacı var yapıyor denebilir ki bu bile yanlış.

                 Demek ki vergi kaçırmak ihtiyaçtan doğmuyor. Bazen işi iyi olan yerlerde böyle teknik bir hesapla bir şeyler cebimizden alabiliyorlar. Bu sadece pastanelerin sorunu değil değişik işyerlerinde de bu tür durumlar olmaktadır. Bakkal türü yerlerde temel gıda maddesi oranı (%8;) ayarlanarak satılan malların çoğuna temel gıda maddesi yazılarak %8; KDV gösterilmektedir. Bu olay sadece Gaziantep’in sorunu da değil. Türkiye’de bu tür şeyler olmaktadır.
                 Devlet her işyerinin başına bir memur dikemez. Önemli olan mükellefin kendi yurttaşlık bilincini edinmesi ve devletin vergisine dokunmaması lazımdır. Bu bilinci edinmediğimiz sürece biz ve bizden sonraki nesillere de dürüst davranmamış ve geleceğimizi tehlikeye atmış oluruz. Burada idarenin de çıkardığı yasalara ilişkin aksayan yönleri ve uygulamadaki boşlukları kapatacak çalışmaları yapması ve denetim faaliyetini yerine getirmesi gerekir.

                 Öte yandan toplum olarak artık bilinçlenmemiz lazım. Birkaç kişinin zengin olması ile kendini kurtarması mümkün değil. Geçici olarak öyle görünse de bu ülkede yaşayan herkesin refah seviyesi önemlidir. Devletin güçlü olması gerekir. Bu gün kazandığımız serveti yarın çocuğumuz kaybedebilir. Ödediğimiz vergilere çocuklarımızın ve torunlarımızın ihtiyacı olabilir. Yaş Pasta alıp da poğaça fişi verilen arkadaş ödediğin verginin nereye gittiğini bilmek ve öğrenmek zorundasın. Elindeki fişi kontrol etmelisin. Ödediğin vergiye sahip çıkmalısın. Çünkü seninde çocuğunun torununun geleceği bu vergilere bağlı. Bizler bilinçli olsak, bu fişi düzenleyenler böyle yapmazlar. Bizler birey ya da toplum olarak kendi kendimizi kontrol etmeliyiz. Birey ve toplum olarak biz kendimizi kontrol edemiyorsak birileri ya da başka devletler bizi kontrol eder.

                 Amacımız bir esnaf grubunu eleştirmek değil. Bir çok sektörde bu durum var. Amacımız vergi bilincine dikkat çekmek ve hem fişi veren hem de alanın bilinçli davranmasını  sağlamak. 21 yıl oldu KDV yasası çıkalı ama biz ülke olarak halen şu oran olsun. Şu fiş kesilsin diye uğraşıyoruz. Tabi ki önemli bir konu ve bir çok açıdan değerlendirmek gerek. Ama ne olursa olsun bu kadar sürede bunların oturması lazım. Herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Galiba sorun bizde biraz. Çok müsamahakâr bir toplumuz. Demokratik bir toplum olamadık. Toplu yaşamın kurallarını can pahasına ihmal ediyoruz. Bana göre demokrat olmak demek “ kırmızı ışıkta geçeni ihbar edebilmek, yere tüküreni ihbar ve ikaz edebilmek ve bunları yapmamaktır.” Bir birey ya da toplum bunları yapabiliyorsa demokratlıktan bahsedilebilir. Bu değerlere sahip çıkıyorsa vergisine de sahip çıkar, verdiği oya da sahip çıkar. Sevgili değiştirir gibi parti değiştirmez. Fayda  particiliği , iktidar particiliği değil, ilke,düşünce ve doğru particilik yapar.

                 Toplum halinde yaşamanın gereklerini yerine getirdiğimiz sürece daha iyi vatandaş, daha iyi toplum ve devlet oluruz. Yaşam standartlarımız yükselir.  Etrafımız ve kilometrelerce uzağımızda tonlarca dost düşmanımızın olduğu bir dönemden geçiyoruz. Bilinçli bir toplum olmamız gerekiyor. Bunun başında da vergi bilinci gelmektedir. Adeta askerlik bilinci gibi.

                  Tüm bilinçlerimizin oluştuğu, huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir toplum yaratma adına lütfen herkes görev ve sorumluluklarına sahip çıksın. Sorumlu, sorunsuz, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum.

Muhasebe Ücreti Öde
E-Mükellef Girişi